Bookbot

Bölünmüş Dünya, Bölünmüş Sınıf

Więcej o książce

Bu çalışma, küreselleşme konusundaki kafa karışıklığını aydınlatmayı amaçlıyor. Zak Cope, 19 ve 20. yüzyıllarda ezilen sömürge toplumlar ile ezen sömürücü toplumlar arasındaki belirgin ayrımın nasıl oluştuğunu inceliyor. Bu ayrım, günümüzde de hayatlarımızda önemli bir rol oynamaktadır. Yazar, Marksist-Leninist bir perspektiften, emperyalizmin metropol yaratma sürecini ve işçi sınıfının nasıl kapitalist sömürüye hizmet eder hale geldiğini ele alıyor. Analizinde bazı unsurları ihmal etmiş olsa da, bu eser ciddi tartışmalara yol açabilecek çığır açıcı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Eser, kapitalizmin tarihçesini sunmanın yanı sıra, sermaye ihracı ve eşitsiz değişim gibi kavramlar üzerinden sınıf olgusunu küresel bir çerçeveye oturtuyor. Ayrıca, "merkez" ile "çevre" ülkeler arasındaki eşitsiz ekonomik ve politik ilişkilerin, gelişmiş sanayi ülkelerindeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi olguların maddi bir temeli olduğunu vurguluyor. Tarihsel bir perspektiften, sömürgeci projeler ile ırkçılık arasındaki güçlü bağları ortaya koyuyor. Emperyalizmin yarattığı eşitsizlikler ve aşırı sağın yükselişi üzerine merak edenler için bu çalışma ilgi çekici bir kaynak sunmaktadır.

Zakup książki

Bölünmüş Dünya, Bölünmüş Sınıf, Zak Cope, Merve Arkan, Aras Aladag

Język
Rok wydania
2016
Oprawa
(miękka),
Stan książki
Dobry
Cena
24,83 zł

Metody płatności

Nikt jeszcze nie ocenił.Oceń

Tytuł
Bölünmüş Dünya, Bölünmüş Sınıf
Język
turecki
Rok wydania
2016
Oprawa
miękka
Liczba stron
400
ISBN10
6058378311
ISBN13
9786058378315
Seria
Opis
Bu çalışma, küreselleşme konusundaki kafa karışıklığını aydınlatmayı amaçlıyor. Zak Cope, 19 ve 20. yüzyıllarda ezilen sömürge toplumlar ile ezen sömürücü toplumlar arasındaki belirgin ayrımın nasıl oluştuğunu inceliyor. Bu ayrım, günümüzde de hayatlarımızda önemli bir rol oynamaktadır. Yazar, Marksist-Leninist bir perspektiften, emperyalizmin metropol yaratma sürecini ve işçi sınıfının nasıl kapitalist sömürüye hizmet eder hale geldiğini ele alıyor. Analizinde bazı unsurları ihmal etmiş olsa da, bu eser ciddi tartışmalara yol açabilecek çığır açıcı bir çalışma olarak öne çıkıyor. Eser, kapitalizmin tarihçesini sunmanın yanı sıra, sermaye ihracı ve eşitsiz değişim gibi kavramlar üzerinden sınıf olgusunu küresel bir çerçeveye oturtuyor. Ayrıca, "merkez" ile "çevre" ülkeler arasındaki eşitsiz ekonomik ve politik ilişkilerin, gelişmiş sanayi ülkelerindeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi olguların maddi bir temeli olduğunu vurguluyor. Tarihsel bir perspektiften, sömürgeci projeler ile ırkçılık arasındaki güçlü bağları ortaya koyuyor. Emperyalizmin yarattığı eşitsizlikler ve aşırı sağın yükselişi üzerine merak edenler için bu çalışma ilgi çekici bir kaynak sunmaktadır.