Bookbot

Der einzige Weg

Autorzy

Ocena książki

Parametry

  • 431 stron
  • 16 godzin czytania

Więcej o książce

"Bu romanın kahramanını 1951 yılında Üsküdar Paşakapısı Cezaevinde tanımıştım. Elli yaşın üstünde sabıkalı bir sahteciydi. Romanda tastamam bu adamı anlattığımı söyleyecek değilim. Hatta anlattığım, hiç de bu adam değildir, denilebilir. Ama, romanda anlattığım Paşazade'yi bana esinleten canlı kaynak, cezaevinde tanımış olduğum o sabıkalı sahteci Paşazade olmuştur. Sabıkalarını artırıp üreterek anlatmaktan beğeni, hatta onur duyan ünlü kadın avcısı Eyüplü Halit, sahte gazeteci Mahmut Saim ya da Muslukçu Tevfik gibi sabıkalılardan ayrımı vardı. Paşazade, başına gelen bu belalar için, öbürleri gibi, "Elden ne gelir, yazgım böyleymiş... Alın yazım bu..." diye kendisini avutmazdı. O vicdanını susturmak için suç işlemesine daha beşeri bir gerekçe uydurmuştu; şöyle Tek yol kalmıştı: Sahtecilik...Başka hiçbir umarım yoktu, sahtecilik yapmak zorundaydım...Bütün yollar bana kapalıydı, önümde yalnız tek yol vardı. İşte bu romana "Tek Yol" adı verişim bundandır. Bu yüzden "çaresiz kalanların" ya da "çaresiz kaldığını sananların" romanını yazmak istedim."

Wydanie

Zakup książki

Der einzige Weg, Aziz Nesin

Język
Rok wydania
1981
Oprawa
(miękka)
Jak tylko się pojawi, wyślemy Ci wiadomość e-mail.

Metody płatności

3,5
Dobra
7 Ocena

Brakuje nam tutaj Twojej recenzji.

Tytuł
Der einzige Weg
Język
niemiecki
Autorzy
Aziz Nesin
Wydawca
ikoo
Rok wydania
1981
Oprawa
miękka
Liczba stron
431
ISBN10
3886779009
ISBN13
9783886779000
Seria
Kategorie
Oryginalna nazwa
Tek yol
Ocena
3,45 z 5
Opis
"Bu romanın kahramanını 1951 yılında Üsküdar Paşakapısı Cezaevinde tanımıştım. Elli yaşın üstünde sabıkalı bir sahteciydi. Romanda tastamam bu adamı anlattığımı söyleyecek değilim. Hatta anlattığım, hiç de bu adam değildir, denilebilir. Ama, romanda anlattığım Paşazade'yi bana esinleten canlı kaynak, cezaevinde tanımış olduğum o sabıkalı sahteci Paşazade olmuştur. Sabıkalarını artırıp üreterek anlatmaktan beğeni, hatta onur duyan ünlü kadın avcısı Eyüplü Halit, sahte gazeteci Mahmut Saim ya da Muslukçu Tevfik gibi sabıkalılardan ayrımı vardı. Paşazade, başına gelen bu belalar için, öbürleri gibi, "Elden ne gelir, yazgım böyleymiş... Alın yazım bu..." diye kendisini avutmazdı. O vicdanını susturmak için suç işlemesine daha beşeri bir gerekçe uydurmuştu; şöyle Tek yol kalmıştı: Sahtecilik...Başka hiçbir umarım yoktu, sahtecilik yapmak zorundaydım...Bütün yollar bana kapalıydı, önümde yalnız tek yol vardı. İşte bu romana "Tek Yol" adı verişim bundandır. Bu yüzden "çaresiz kalanların" ya da "çaresiz kaldığını sananların" romanını yazmak istedim."