Bookbot

Kara Nehir

Ocena książki

Parametry

  • 480 stron
  • 17 godzin czytania

Więcej o książce

İs kokan çocukların sessiz çığlığını duyabiliyor musunuz? İçimdeki çocuğun umudunu kırarsam bir daha ayağa kalkamam biliyorum. Renklerin yok olduğu, is kokan bu madenci kasabasına daha çok küçükken gelmeyeceğime dair yemin etmiştim. Ama şimdi 1912 yılının haziran ayında tamamen kimsesiz ve ıssızım, dahası olmaktan korktuğum yerdeyim. Yanlarında kalmak zorunda olduğum insanların gözünde uğursuz bir sığıntıyım belki de… Kara Nehir… Bu kasabanın adı bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor. Küçücük çocukların okul yerine çalışmak için maden ocağına gitmesi beni kahrediyor. Bir avuç kömür, bir lokma ekmek için o küçücük bedenlerin yok olması, annelerin döktüğü gözyaşları içimi acıtıyor. En kötüsü de ne biliyor musunuz? Baktığım her çaresiz yüzde kaybettiğim erkek kardeşimi görüyorum. Neden beni kurtarmadın diyor sanki… Artık bundan kaçışım yok, sustuklarımı dile getirme vakti geldi. Ben, Emma Malloy, tek başına da kalsam kömür tozunu hava diye ciğerlerine çeken o küçük çocuklar için mücadele edeceğim. Belki de yıllar önce solan vicdanımın çiçekleri yeniden açar. Belki de ıssız yanım bir aşkın şefkatiyle hayat bulur, kim bilir…

Zakup książki

Kara Nehir, Ellen Marie Wiseman

Język
Rok wydania
2017
Oprawa
(miękka)
Jak tylko się pojawi, wyślemy Ci wiadomość e-mail.

Metody płatności

4,2
Bardzo dobra
182 Ocena

Brakuje nam tutaj Twojej recenzji.

Tytuł
Kara Nehir
Język
turecki
Rok wydania
2017
Oprawa
miękka
Liczba stron
480
ISBN10
6051881603
ISBN13
9786051881607
Seria
Ocena
4,15 z 5
Opis
İs kokan çocukların sessiz çığlığını duyabiliyor musunuz? İçimdeki çocuğun umudunu kırarsam bir daha ayağa kalkamam biliyorum. Renklerin yok olduğu, is kokan bu madenci kasabasına daha çok küçükken gelmeyeceğime dair yemin etmiştim. Ama şimdi 1912 yılının haziran ayında tamamen kimsesiz ve ıssızım, dahası olmaktan korktuğum yerdeyim. Yanlarında kalmak zorunda olduğum insanların gözünde uğursuz bir sığıntıyım belki de… Kara Nehir… Bu kasabanın adı bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor. Küçücük çocukların okul yerine çalışmak için maden ocağına gitmesi beni kahrediyor. Bir avuç kömür, bir lokma ekmek için o küçücük bedenlerin yok olması, annelerin döktüğü gözyaşları içimi acıtıyor. En kötüsü de ne biliyor musunuz? Baktığım her çaresiz yüzde kaybettiğim erkek kardeşimi görüyorum. Neden beni kurtarmadın diyor sanki… Artık bundan kaçışım yok, sustuklarımı dile getirme vakti geldi. Ben, Emma Malloy, tek başına da kalsam kömür tozunu hava diye ciğerlerine çeken o küçük çocuklar için mücadele edeceğim. Belki de yıllar önce solan vicdanımın çiçekleri yeniden açar. Belki de ıssız yanım bir aşkın şefkatiyle hayat bulur, kim bilir…