Więcej o książce
Genç bir garson olan Abdul, Grand Hotel Europa'da bir yazarla karşılaşır. Altın harflerle yazılı ismin bulunduğu bu otelde, yazar, Venedik ve onu terk eden büyük aşkı Clio hakkında bir sigara eşliğinde sohbet eder. Gizemli otelde, Clio'yu nasıl geri kazanabileceğini düşünürken, şık misafirlerle tanışır. Roman, tarih tarafından şekillendirilmiş eski bir kıtanın yalnızca turizm perspektifine sahip olduğunu ele alır. Avrupa kimliği ve bir dönemin sonundaki nostalji üzerine yoğunlaşır. Eser, Avrupa'nın zihinsel durumunu canlandıran bir aşk mektubu ve çöküş hikayesi olarak tanımlanır. Okuduktan sonra, kıta ile gurur duysanız da geleceği hakkında endişe duyarsınız. Okuyucu, otelin yemek salonunda oturuyormuş gibi hissederken, baş garsonun ev yapımı spesiyaliteleri sunduğunu görür. Hollandalı yazarla birlikte, az sayıdaki misafirin tuhaflıklarıyla eğlenir, onların kaderlerinden etkilenir ve hikayelerine hayran kalır.
Zakup książki
Grand Hotel Europa, Ilja Leonard Pfeijffer
- Język
- Rok wydania
- 2022
- Oprawa
- (miękka)
Metody płatności
Brakuje nam tutaj Twojej recenzji.
- Tytuł
- Grand Hotel Europa
- Język
- turecki
- Autorzy
- Ilja Leonard Pfeijffer
- Wydawca
- can
- Rok wydania
- 2022
- Oprawa
- miękka
- Liczba stron
- 592
- ISBN10
- 9750758900
- ISBN13
- 9789750758904
- Seria
- Kategorie
- Tagi
- Tematy historyczne, Podróże, Miłość, Literatura współczesna, Relacje, Europa, Prezenty dla kobiet, Historia Europy, Literatura holenderska, Wenecja, Malta
- Pierwsze wydanie
- 2018
- Oryginalna nazwa
- Grand Hotel Europa
- Ocena
- 4,05 z 5
- Opis
- Genç bir garson olan Abdul, Grand Hotel Europa'da bir yazarla karşılaşır. Altın harflerle yazılı ismin bulunduğu bu otelde, yazar, Venedik ve onu terk eden büyük aşkı Clio hakkında bir sigara eşliğinde sohbet eder. Gizemli otelde, Clio'yu nasıl geri kazanabileceğini düşünürken, şık misafirlerle tanışır. Roman, tarih tarafından şekillendirilmiş eski bir kıtanın yalnızca turizm perspektifine sahip olduğunu ele alır. Avrupa kimliği ve bir dönemin sonundaki nostalji üzerine yoğunlaşır. Eser, Avrupa'nın zihinsel durumunu canlandıran bir aşk mektubu ve çöküş hikayesi olarak tanımlanır. Okuduktan sonra, kıta ile gurur duysanız da geleceği hakkında endişe duyarsınız. Okuyucu, otelin yemek salonunda oturuyormuş gibi hissederken, baş garsonun ev yapımı spesiyaliteleri sunduğunu görür. Hollandalı yazarla birlikte, az sayıdaki misafirin tuhaflıklarıyla eğlenir, onların kaderlerinden etkilenir ve hikayelerine hayran kalır.


