Bookbot

Morituri - Cezayir'de ölüm

Ocena książki

Parametry

  • 159 stron
  • 6 godzin czytania

Więcej o książce

Cezayir'i simgeleyen her şey ıskartaya çıkarıldı. Konuşma yasağı yüzünden tarihi belini bükmüş, anıtları küçülmüştü. Cezayir sabit fikirlerin devrinde yaşıyordu. Ozanları artık şarkı söylemiyordu. Esin perilerinin kendilerini götürdüğü her yerde esin perisinin susturulduğunu görüyordu. Elleri iki kez öksüz kalmıştı, önce susturulan flüt için, sonra da katledilen kalem için, bu eller daha dün, geleceği gören ve geçmişe bağlı olduğumuz zamanlardaki gibi dünyanın nabzını nasıl tutacağını bilemiyordu. Cezayir can sıkıntısıydı. Sivilce gibi rüyalar çıkıyordu. Cezayir ölümün beklendiği yerdi. Tanrı orayı sakinleştirici bir yer olarak yapmıştı, artık kimse mutluluğun bir zihniyet sorunu olduğuna inanmak istemiyor. Cezayir gezici tiyatro oyunuydu. Cezayir'in yarınları, ne görünmez bir hayalet kadar, ne de çakal karşısında pes eden bir hemcinsî kadar bile ilgi çekmeyecektir. Cezayir'in demokrasisi için verilen, savaşımın en güçlü yankıları Cezayirli kadınların sesleriyle ulaşsa da, Yasmina Khadra adlı kadın, onlardan habersiz, sağırmış gibi yazıyor. İlk kez Türkiyeli okurlarıyla buluşan yazar, yine ilk kez bir romanda Cezayir'in son yıllarındaki trajik resmini, iyi askerler, kibar polisler, kötü İslamcıların yer aldığı manihaizm olmadan sunuyor. Yasmina Khadra, Morituri'de, şu anda Cezayir'de yaşayan ve herhangi birine bel bağlamanın zararını öğrenmiş insanlar gibi ülkesinin iç durumunu çiziyor.

Zakup książki

Morituri - Cezayir'de ölüm, Yasmina Khadra, Elif Ertan

Język
Rok wydania
2000
Oprawa
(miękka)
Jak tylko się pojawi, wyślemy Ci wiadomość e-mail.

Metody płatności

3,4
Dobra
6 Ocena

Brakuje nam tutaj Twojej recenzji.

Tytuł
Morituri - Cezayir'de ölüm
Język
turecki
Rok wydania
2000
Oprawa
miękka
Liczba stron
159
ISBN10
9753901941
ISBN13
9789753901949
Seria
Ocena
3,35 z 5
Opis
Cezayir'i simgeleyen her şey ıskartaya çıkarıldı. Konuşma yasağı yüzünden tarihi belini bükmüş, anıtları küçülmüştü. Cezayir sabit fikirlerin devrinde yaşıyordu. Ozanları artık şarkı söylemiyordu. Esin perilerinin kendilerini götürdüğü her yerde esin perisinin susturulduğunu görüyordu. Elleri iki kez öksüz kalmıştı, önce susturulan flüt için, sonra da katledilen kalem için, bu eller daha dün, geleceği gören ve geçmişe bağlı olduğumuz zamanlardaki gibi dünyanın nabzını nasıl tutacağını bilemiyordu. Cezayir can sıkıntısıydı. Sivilce gibi rüyalar çıkıyordu. Cezayir ölümün beklendiği yerdi. Tanrı orayı sakinleştirici bir yer olarak yapmıştı, artık kimse mutluluğun bir zihniyet sorunu olduğuna inanmak istemiyor. Cezayir gezici tiyatro oyunuydu. Cezayir'in yarınları, ne görünmez bir hayalet kadar, ne de çakal karşısında pes eden bir hemcinsî kadar bile ilgi çekmeyecektir. Cezayir'in demokrasisi için verilen, savaşımın en güçlü yankıları Cezayirli kadınların sesleriyle ulaşsa da, Yasmina Khadra adlı kadın, onlardan habersiz, sağırmış gibi yazıyor. İlk kez Türkiyeli okurlarıyla buluşan yazar, yine ilk kez bir romanda Cezayir'in son yıllarındaki trajik resmini, iyi askerler, kibar polisler, kötü İslamcıların yer aldığı manihaizm olmadan sunuyor. Yasmina Khadra, Morituri'de, şu anda Cezayir'de yaşayan ve herhangi birine bel bağlamanın zararını öğrenmiş insanlar gibi ülkesinin iç durumunu çiziyor.