Bookbot

Duvaktaki Gözyasi

Parametry

  • 246 stron
  • 9 godzin czytania

Więcej o książce

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 246 p. Bu esnada arkada kapi yavasça açildi. Handan ablasinin kalktigini duymus, o da uyanmisti. Feyza arkasinda bir küçük ses, bir hiçkirik duydu. Döndü, gelen küçük kiz kardesi Handan' "Abla, ne olur, gitmesen olmaz mi?" diye yalvardi. O daha küçüktü, Evliligin ne oldugunu bilmiyordu. Feyza'nin yüreginde volkanlar patladi. Kollarini kardesine açti. Sonsuza uçusan kelebekler gibi mavimsi, sarimtirak, yesil... Handan, yanaklarinda iki damla yas ve titreyen dudaklariyla ablasina tekrar "Ne olur abla kal, gitme!" dedi. Feyza cevap veremedi, kelimeler bogazinda dügümlendi. Karsisinda mahzun, minik bir çehre, bugulu bakislarla ve elvedada saklanan küçücük, hüzün dolu bir gülümseme ile ona bakiyordu. Onu, can bilen cananlarinin bosluga çaresiz seslenisiydi bu; "Ne olur kal, gitme!" Gözyaslari, yanaklarindan nisan yagmuru gibi bosalmaya baslamisti. "Ne olur kal, gitme!" deme, benim küçük kardesim. Annemi sana emanet ediyorum. Artik onun kizi sensin bundan sonra." Gözlerini kardesinden kaçirdi, dudaklari titredi. Aglamakli bir "Kim bilir, bir gün yeniden yagar nisan yagmuru, yeserir tomurcuklar açar domur domur. Bekle beni, ayaz yemeden kal küçügüm!" Yine minik bir ses, bir damla gö"Ablacigim, ne olur kal, gitme!" Feyza'nin artik konusacak takati kalmamisti.

Zakup książki

Duvaktaki Gözyasi, Hasan Tanriverdi

Język
Rok wydania
2017
Oprawa
(miękka)
Jak tylko się pojawi, wyślemy Ci wiadomość e-mail.

Metody płatności

Nikt jeszcze nie ocenił.Oceń

Tytuł
Duvaktaki Gözyasi
Język
turecki
Wydawca
Kariyer
Rok wydania
2017
Oprawa
miękka
Liczba stron
246
ISBN10
6059916457
ISBN13
9786059916455
Seria
Tagi
Opis
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 246 p. Bu esnada arkada kapi yavasça açildi. Handan ablasinin kalktigini duymus, o da uyanmisti. Feyza arkasinda bir küçük ses, bir hiçkirik duydu. Döndü, gelen küçük kiz kardesi Handan' "Abla, ne olur, gitmesen olmaz mi?" diye yalvardi. O daha küçüktü, Evliligin ne oldugunu bilmiyordu. Feyza'nin yüreginde volkanlar patladi. Kollarini kardesine açti. Sonsuza uçusan kelebekler gibi mavimsi, sarimtirak, yesil... Handan, yanaklarinda iki damla yas ve titreyen dudaklariyla ablasina tekrar "Ne olur abla kal, gitme!" dedi. Feyza cevap veremedi, kelimeler bogazinda dügümlendi. Karsisinda mahzun, minik bir çehre, bugulu bakislarla ve elvedada saklanan küçücük, hüzün dolu bir gülümseme ile ona bakiyordu. Onu, can bilen cananlarinin bosluga çaresiz seslenisiydi bu; "Ne olur kal, gitme!" Gözyaslari, yanaklarindan nisan yagmuru gibi bosalmaya baslamisti. "Ne olur kal, gitme!" deme, benim küçük kardesim. Annemi sana emanet ediyorum. Artik onun kizi sensin bundan sonra." Gözlerini kardesinden kaçirdi, dudaklari titredi. Aglamakli bir "Kim bilir, bir gün yeniden yagar nisan yagmuru, yeserir tomurcuklar açar domur domur. Bekle beni, ayaz yemeden kal küçügüm!" Yine minik bir ses, bir damla gö"Ablacigim, ne olur kal, gitme!" Feyza'nin artik konusacak takati kalmamisti.