Bookbot

Ayfer Tunc

    Luda knjiga
    Kuru Kiz
    Kapak Kızı
    Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura
    Die Nacht der grünen Fee
    • Die Nacht der grünen Fee

      • 488 stron
      • 18 godzin czytania

      Eine reiche, privilegierte Ehefrau ist auf der Flucht. Noch zwei Tage vorher hat sie in einem schicken Istanbuler Appartement den Blick über den Bosporus genossen. Ihr Alltag waren Shopping-Touren in der Stadt und Abende in den Kreisen der High Society, zu der auch die Familie ihres Mannes gehört. Der versteht das Spiel der Mächtigen und wie man es für die eigenen Geschäfte nutzt. Selbst wenn er sich dabei in dunkle Machenschaften verstrickt. Aber warum hat sie sich in der Nacht ihre prächtigen dunklen Locken abgeschnitten, den Kopf rasiert und sucht nun verzweifelt Unterschlupf bei einem alten Freund? In ihrem Roman Die Nacht der grünen Fee erzählt Ayfer Tunç die spannende Geschichte einer jungen Frau, die sich aus der von Sexismus und Diskriminierung geprägten Unterdrückung durch Familie und Gesellschaft emanzipiert und sich dabei in größte Gefahr begibt. Ayfer Tunç verknüpft Rückblenden und Gegenwart dramaturgisch so meisterhaft, dass bis kurz vor dem Ende des Romans offen ist, wie der verzweifelte Kampf der Protagonistin enden wird. Die Nacht der grünen Fee ist zugleich Thriller und Gesellschaftsstudie und ein kraftvolles und engagiertes Plädoyer für weibliche Selbstbestimmung und die Überwindung patriarchaler Strukturen.

      Die Nacht der grünen Fee
      5,0
    • Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura

      • 448 stron
      • 16 godzin czytania

      Saatin içindeki kum taneleri gibi parmaklarının arasından akıp giderken hayat, hikâyeleriyle birbirini tamamlayan iki aşık, belirsizlik içinde sevgilerini var ediyor. Ama bazen kum saati sadece akmıyor, yere düşüp kırılıyor, kumlar ortaya saçılıyor. Böyle anlarda ailenin sadece huzur ve güzelliği değil geçmişe terk edildiği sanılan hatıraları, marazları da taşıdığı anlaşılıyor. İki aşığın genetik bir hastalıkla kesişen yolları bir noktada ayrılsa bile biri İstanbul’da, diğeri New York’ta aynı nefesi alıp vermeyi sürdürecekler… nefesleri yettiği sürece. Ayfer Tunç, ilmek ilmek işlediği cümleleriyle modern bir destan yazıyor. Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura ailenin, arkadaşlığın, sadakatin, hastalığın ama en çok deliliğin ve acının öyküsü.Çünkü âşıklar delidir ve deliler acı çeker. Umutlandı. Yüzü açık kalmış bir kitap gibiydi, aşk hakkında hiç söylemediği sözler satır satır okunuyordu. Mucizeler her zaman beklenir hayattan. Aşkın kendi varlığından gelen, iyileştirici bir gücü vardır ve kıyaslanacak olursa, aşkla geçen zamanın özgül ağırlığı, saatlerin gösterdiği zamanınkinden kat kat fazladır. Aşk zamanın yoğunluğunu arttırmaya muktedir olan tek kimyadır.

      Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura
      4,2
    • Kapak Kızı

      • 264 strony
      • 10 godzin czytania

      Karlı bir kış günü, Ankara'dan İstanbul’a giden bir trenin yemek vagonu. Birbirini tanımayan üç kişi; bankacı Ersin, radyo programcısı Selda ve yemekli vagonun garsonu Bünyamin. Kapak Kızı, işte bu üç kişinin romanı. Ama aynı zamanda orada olmayan bir başkasının; bir dergide çıplak fotoğrafları yayınlanan Ayın Kızı Şebnem’in. Trenin saatlerce yolda kaldığı, bir yolcunun öldüğü bu uzun yolculukta, roman kahramanları, birbirleriyle, Şebnem'in fotoğrafları aracılığıyla yüzleşirler. Ancak bu zihinsel yüzleşme giderek kimin kimi yargıladığı belli olmayan bir hesaplaşmaya dönüşür. Ayfer Tunç, ilk kez 1992 yılında yayınladığı Kapak Kızı'nı 'zemin aynı zemin, inşa aynı inşa' olmak kaydıyla yeniden yazdı. Roman, bedensel çıplaklığı, kahramanlarını farklı nedenlerle sarsan bir travma olarak ele alıyor. Aile, hayat, aşk, kıskançlık, güzellik ve ahlak kavramlarını, alışılmış yorumların tuzağına düşmeden işliyor. Bunaltıdan ikiyüzlülüğe, anıların masumiyetinden yaşamın gerçeklerine uzanan soruların kuşattığı bu roman, aslında bütün soruları içeren tek bir soru soruyor: Kim daha çıplak?

      Kapak Kızı
      4,0
    • Kuru Kiz

      • 216 stron
      • 8 godzin czytania
      Kuru Kiz
      3,7
    • Luda knjiga

      Sasvim pogrešno ispripovijedana kratka povijest jedne ludnice

      • 527 stron
      • 19 godzin czytania

      14. veljače 2007. naizgled je običan dan u Psihijatrijskoj bolnici na crnomorskoj obali. Tog Valentinova, gost govornik, prof. Ulku Birindži, priprema se za predavanje o ljubavi, nesvjestan da će dan postati najcrnji u povijesti bolnice. Uoči Crne srijede upoznajemo stotine junaka, prolazimo kroz Tursku i svjedočimo njezinoj prošlosti i sadašnjosti. Bolnica, izgrađena 1898. godine, postaje pozornica za više od tri stotine izmišljenih i stvarnih likova čije se priče isprepliću kroz zapanjujuće presjeke njihovih života, događaje i predmete. Ljudi koji prolaze kroz ludnicu ili su na bilo koji način s njom povezani, međusobno su povezani lancem života pod utjecajem brojnih događaja. Njihove priče, ponekad vesele i komične, a katkad tragične i uznemirujuće, ironiziraju činjenicu da su sami tvorci svoje sreće. Naprotiv, njihov život oblikuje splet okolnosti iz prošlosti, a njihovi postupci utječu na budućnost drugih. Tako sitne ambicije običnih ljudi mijenjaju živote drugih, stvarajući stotine malih priča koje se spiralno povezuju do kaotičnog kraja, gdje je granica između pameti i ludila tanka i mutna.

      Luda knjiga